Pomem mülakat soruları Atatürk'ün Laiklik ilkesi

Pomem mülakat soruları Atatürk'ün Laiklik ilkesi

POMEM - PMYO Hazırlık ve paylaşımlarınızı buradan yapabilirsiniz

Pomem mülakat soruları Atatürk'ün Laiklik ilkesi

Mesajgönderen kpssdelisi » Cmt Nis 18, 2015 6:36 pm

Pomem mülakat soruları Atatürk'ün Laiklik ilkesi
Resim
Pomem mülakatlarında, daha önceki yıllarda Laiklik ilkesi ile ilgili pek çok soru sorulmuştur, olası bir "Atatürk'ün Laiklik ilkesini anlatınız" sorusuna cevaben aşağıdaki bilgilerden yararlanabilirsiniz.

LAİKLİK

Atatürk’e göre din bir vicdan meselesidir. Dine saygı, inanan insanların haklarına saygının bir sonucudur. Atatürk bu konudaki görüşünü “Din bir vicdan meselesidir. Herkez vicdanının emrine uymakta serbesttir. Biz sadece din işlerini, millet ve devlet işleriyle karıştırmamaya çalıyoruz.” Sözüyle ifade etmiştir.

Atatürk, lâikliğe büyük bir önem vermiştir. Lâiklik, Türk milletinin maddî manevî ve fikrî yapısını modern medeniyet seviyesine ulaştırmaya yöneliktir. Atatürk, Millî Mücadele sırasında edindiği tecrübelerle, lâik devlet düzenini gerekli görmüştür. Dini tam olarak bilmeyen bazı kişiler, toplumu yanlış yönlendirip çıkar sağlamaya çalışmışlardır. Atatürk, böyle kişilerin istismarını önlemiştir. Atatürk, bu konuda şunları söylemiştir: “Bizi yanlış yola sevk eden soysuzlar, bilirsiniz ki, çok kere din perdesine bürünmüşler saf ve temiz halkımızı, hep din kuralları sözleriyle aldata gelmişlerdir. Tarihimizi okuyunuz, dinleyiniz, Görürsünüz ki, milleti mahveden, esir eden, harap eden fenalıklar hep din örtüsü altındaki küfür ve kötülüklerden gelmiştir.”

Türk ve yabancı bütün bilim adamları Atatürk inkılâbının en önemli öğesi olarak laikliği kabul ederler. Gerçi Türk inkılâbı, içinde taşıdığı ilkelerle bir bütündür. Ama bu bütünün dayandığı iki ana temel, milliyetçilik ve laiklik, öteki ilkeleri sağlamlaştırır.

Laikliğin kısa tanımı, daha önce belirlenmişti. Yeniden özetleyecek olursak, laiklik; devlet düzeninin ve hukuk kurallarının dine değil, akla ve bilime dayandırılmasıdır.

Dinler, inanç kavramına dayanırlar, ister ilkel olsun, ister gelişmiş, her dinin temeli belli varlıklara ve olgulara tartışmadan inanmaktır, insanlar özellikle ölüm gibi en ürkütücü olay karşısında inanç dünyalarını zenginleştirmiş, dinsiz yasayamaz duruma gelmişlerdir. İnsanoğlunun evren ve ölüm karşısındaki çaresizliği, zengin inanç sistemleri doğurmuştur. Bu çaresizliğe karşı tek sığınılacak yerin din oluşu, dinlerin insanları yönetmesi sonucunu vermiştir, ilk zamanlar için bu bir zorunluluktu. İnsanlar arasında düzen ve barışı sağlamak için dinin buyruklarına ihtiyaç vardı. Ölümsüzlüğe erişmek isteyen insanları, hayatta iyi davranışlara yönlendirmek için dinler hukuk kuralları da koydular ve bu kuralların uygulanmasına titizlik gösterdiler.

Özellikle ileri dinlerin koyduğu baş hukuk kuralları, aynı zamanda evrensel ahlâkı da yansıtır. Hiçbir din, insanlara erdemsiz yaşamayı, hırsızlığı, yalancılığı, zinayı, adam öldürmeyi buyurmaz. Tersine, bütün dinler ahlâklı ve erdemli yaşamayı buyururlar. Dinler arasındaki farklılıklar, Tanrı ve ibadet anlayışından kaynaklanmaktadır. Böylece her din, tek ve üstün gerçeği temsil ettiğini ileri sürdüğünden dinler arasında bir birlik görülmemektedir.

Atatürk’ün din ve lâiklik konusundaki görüşlerinden bazıları şöyledir:
Dinime bizzat gerçeğe nasıl inanıyorsam ona da öyle inanıyorum.
Din gerekli bir kurumdur. Dinsiz milletlerin devamına imkân yoktur.

Lâiklik ilkesinde, din düşmanlığı değil, devlet tarafından inanç hürriyetinin tarafsız bir şekilde sağlanması öngörülür. Din ve vicdan hürriyeti olmazsa, lâik devletten bahsedilemez.Ülkemizin modernleşmesini sağlayan inkılâplar ancak lâik bir devlet ve toplum anlayışı ile mümkün olmuştur. Lâiklik, kişilerin din ve inanç hürriyetini sağladığı gibi düşünce hürriyetini de sağlamıştır. Lâiklik, devlet yönetiminde millî egemenliğin esas alınması amaçlandığı gibi, aklın ve bilimin rehberliğini öngörür. Aklın ve bilimin ışığında toplum ihtiyaçları gözetilerek hukuk kurallarının geçerli olması esasını getirir.

Atatürk'ün Laiklik ile İlgili Bazı Sözleri

  • Laiklik, yalnız din ve dünya işlerinin ayrılması demek değildir. Bütün yurttaşların vicdan, ibadet ve din hürriyeti demektir. (1930)

  • Laiklik, asla dinsizlik olmadığı gibi, sahte dindarlık ve büyücülükle mücadele kapısını açtığı için, gerçek dindarlığın gelişmesi imkanını temin etmiştir. (1930)

  • Din bir vicdan meselesidir. Herkes vicdanının emrine uymakta serbesttir. Biz dine saygı gösteririz. Düşünüşe ve düşünceye karşı değiliz. Biz sadece din işlerini, millet ve devlet işleriyle karıştırmamaya çalışıyor, kasıt ve fiile dayanan tutucu hareketlerden sakınıyoruz. (1926)
avatar
kpssdelisi
Site Yöneticisi
Site Yöneticisi
 
Mesajlar: 78
Kayıt: Pzr Ağu 24, 2014 6:43 pm

Dön POMEM - PMYO Hazırlık

 


  • Forumdan Benzer Konular
    Cevaplar
    Görüntüleme
    Son mesaj

Kimler çevrimiçi

Bu forumu gezen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 0 misafir

cron